Mükemmel Düzen
Dünyanın ne kadar görkemli bir düzeni var. Bu düzene ayak uydurmak kolay mı? Elbette kolay değil. İnsanlar da dünyanın muhteşem düzeni içinde sakarlıklar yaparak ilerliyorlar. Yollar, köprüler, binalar vs vs, her şey insan elinden çıkma ve kusursuz değil. Ama tabiat, doğa öyle mi? Tek bir aksaklık, tek bir kusur mevcut değil. Her şey kuralına, her şey düzenine göre işliyor, hiç bir ayrıntı unutulmamış, hiç bir varlık sırasını karıştırmıyor. Evren insanlığa hizmet ediyor, tıkır tıkır işleyen, hiç teklemeyen ve teklemesi imkansız olan bir saat gibi.

Tereddüt etmeden, olacak mı olmayacak mı diye düşünmeden bırakıveririz doğanın kollarına kendimizi. Bu ağaç yeşerecek mi, meyve verecek mi, toprak canlanacak mı, karınca yemini bulabilecek mi, leylekler göçecek mi, yapraklar sonbaharda dökülecek mi diye düşünmeden yaşarız doğayı. Sadece yaşarız. Çünkü biliriz ki doğa, muhteşem düzenini hiç bir zaman aksatmaz, insanoğlu gibi sakarlıklar, hatalar yapıp acaba dememize fırsat vermez. Her şey zamanına, sırasına amacına uygun gerçekleşir.
Güneşimiz bizi ısıtmaktan, geceyle gündüzümüz bıkmadan usanmadan yer değiştirmekten, yıldızlarımız tüm güzelliğiyle parlamaktan, dünyamız şikayet etmeden dönmekten asla vazgeçmez, işleyişlerinden bir an bile taviz vermezler.
İneğimiz süt vermekten, tavuklarımız yumurtlamaktan, horozumuz ötmekten, adını bildiğimiz bilmediğimiz milyonlarca hayvan görevlerini yerine getirmekten asla gocunmazlar.
Çiçekler açar, ağaçlar yeşerir, meyveler olgunlaşır, toprak canlanır ve emrimize amadedir.
Gelgelelim ki bu düzen içinde insanoğlu sakarlıklar ve hatalar yapmaktan bıkmaz usanmaz, hiç bir zaman bu düzeni örnek almayı beceremez. Kendi beceremediği gibi bu düzenin aksaması içinde elinden geleni yapar. Ağaçlar kesilir, hayvanlar öldürülür, doğanın sundukları hor kullanılır. Am abuna rağmen doğa asla bize küsmez ve sunduklarından vazgeçmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder